Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8820 E. 2012/509 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8820
KARAR NO : 2012/509
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16794 esas sayılı dosyasında takibe konulan senedin teminat senedi olduğunu ve dava dışı … Hava Taşımacılık A.Ş ile davacı arasında yapılan sözleşme sırasında davacının şirkete verdiği 30.600 EURO bedelli senet olduğunu, davacı tarafından … Ekspres Hava Taşımacılık A.Ş aleyhine Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/189 esas sayılı dosyasında söz konusu senetten ötürü borçlu olmadığının tespitine ilişkin derdest bir dava olduğunu belirterek her iki dosyanın birleştirilmesini ve söz konusu senetten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, senet metninde senedin teminat senedi olduğuna dair bir bilgi olmadığını, senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, davalının söz konusu senedi bilerek ve borçlunun zararına hareket ederek devralmadığını, bunun dışındaki defileri ve itirazları davacı tarafın senet hamiline karşı ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddini ve %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dava konusu senedin hamili olduğu, senet lehtarı ile davacı arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan defilerin ancak senet hamilinin senet borçlusunun zararına hareket ederek ve bilerek senedi devralması halinde ileri sürülebileceği, davacının bu durumu ispatlayamadığı ve icra dosyasında tedbir kararı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK 72/4 “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Menfi tespit davasının reddi halinde davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının tedbir nedeni ile alacağına geç kavuşmuş olması gerekir. Davacı bu davada ihtiyati tedbir talep etmemiştir. Başka bir dosyadan uygulanan tedbir nedeni ile davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.