YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8896
KARAR NO : 2012/514
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8777 E. sayılı dosyasında bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü takip başlattıklarını, takibe konu bonodaki imzaların davacıya ait olmadığını belirterek davacının davalı şirkete Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8777 E. sayılı takip dosyasındaki senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının elektronik ürünler satan bir esnaf olduğunu, ticari faaliyetini … Elekt. San. İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesi altında sürdürdüğünü, taraflar arasında 13 yıldır ticari ilişki bulunduğunu, bedeli yaklaşık 24.000 TL olan ürünlerin bedelinin ödenmemesi üzerine dava konusu bononun imzalanarak davalı şirkete verildiğini, ödemenin yapılmaması üzerine icra takibi yapıldığını, davacının bonodaki imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki iddiaların yersiz olduğunu, davacının kötü niyetli davrandığını bildirerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 24/10/2008 tanzim ve 24/11/2008 ödeme tarihli 20.000 TL bedelli senetteki borçlu imzalarının davacı eli ürünü olmadığı ve haciz baskısı altında verilen kabul beyanının serbest irade altında verildiğinin kabul edilemeceyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8777 E. sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tesbitine, ancak icra takibinde davalının kötüniyetli bulunduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu haciz sırasında tutulan icra dosyası içinde bulunan 28/01/2009 tarihli haciz tutanağına geçirilen imzası ile tasdik ettiği beyanında; “ben borcumu kabul ediyorum bu borcumu dört eşit taksitle ödemek istiyorum” demek suretiyle dava konusu borcu kabul ve taahhüt etmiştir. Kabul beyanının yer aldığı tutanağın ihtiyati haciz tutanağı olmadığından ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiğinden haciz işleminin yapılacağının önceden bilinmesi nedeniyle söz konusu beyanın manevi cebir altında verildiği kabul edilemez. Bu durumda mahkemece davacının haciz tutanağındaki borcu kabul beyanı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.