YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8951
KARAR NO : 2012/521
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle düzenlenen bonoya dayalı alacak nedeniyle davalı aleyhine Konya 9. İcra Müdürlüğü’nün 2007/6617 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının yasal süresi içerisinde yetkiye ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının tamamen yersiz ve haksız olduğunu belirterek icra dosyasındaki davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bono hamili tarafından bonunun vadesinin geçmesinden sonra yasal süre içerisinde protesto tanzim edilmediğini, bono hamilinin müracat hakkının bulunmadığını bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata kararı verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, itirazın iptali davasının koşullarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış ve itiraza uğramış bir icra takibi olduğu, somut olayda yetkili icra dairesinde (Karaman İcra Müdürlüğü’nde) usulüne uygun biçimde yapılmış bir icra takibi, davalıya çıkartılmış bir ödeme emri ve davalının böyle bir icra takibine itirazı söz konusu bulunmadığı gerekçesiyle dava koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası genel hükümlere göre görülen bir dava olup, ilamsız icra takibinin yapıldığı yerde bu davanın açılması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Davalı borçlu, icra takibinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığı incelenmelidir. Mahkemece icra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde mahkemenin yetkisine itiraz edilmediğinden işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.