Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8955 E. 2012/1374 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8955
KARAR NO : 2012/1374
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili sigortanın Eskişehir acentası olarak faaliyette bulunduğunu ve tahsil ettiği poliçe primlerini müvekkili şirkete aktarmadığından dolayı faaliyetine son verildiğini, bakiye borcun ödenmemesi üzerine Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/13438 E. sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, borçlunun icra takibine haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, takibe konu borcun bir kısmının acenteliğin bitmesinden sonra doğan borçlar olduğunu, bir kısmının ise müşterilerin sigorta bedelini kredi kartı ile ödediği, ancak davacı tarafça tahsil edilemeyen bedellerden kaynaklandığı, takipten önce yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, davacı şirkete borcu olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne davalının Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2009/13438 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 2.262,20 TL olarak devamına, fazla talebin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3 ve HUMK’nun 388/3 (HMK’nın 27/c) maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yerel mahkeme kararında davanın kabulüne ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmemiştir. Bu hal, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 ve HUMK’nun 388 (HMK 27/c) maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekili ile davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.