YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8991
KARAR NO : 2012/975
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile davacı arasındaki ticari satım nedeniyle düzenlenen faturaya bağlı borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Tarsus 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11425 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı alacaklının ödeme emrinde adresinin “Mersin” olarak gösterildiğini, davalı müvekkilinin adresinin de Mersin olduğunu, icra takibinin ve davanın Mersin’de görülmesi gerektiğini, yine icra takibine konu irsaliye ve faturalarda … yazılı olduğunu, ilamsız takip talebinde ve ödeme emrinde ise alacaklının … olduğunu, davacının davacılık sıfatı bulunmadığını, ayrıca icra takibine konu faturalar ile itirazın iptaline konu faturaların birbirini tutmadığını, davalının davacıya borcunun 13.826,00 TL olduğunu, bu miktarı ödeme teklifinde bulunduklarını, ancak taraflar arasındaki husumet nedeniyle davacı tarafından borcun bu miktardan fazla olduğunun iddia edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu üç adet faturada yazılı olan malları davalıya verdiği, ancak davalının malların bedelini ödemediği, kaldı ki davalının malların bedelini ödediği yönünde bir savunmasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı borçlunun gerek icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, gerekse cevap dilekçesinde açıkça icra takibine konu malların tamamının teslim alındığına dair bir beyanı bulunmamaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, borcun 13.826,00 TL’lik kısmını kabul ettiğini, fazlaya ilişkin istemi ise kabul etmediğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece icra takibine konu faturalardaki malların davalının kabulünde olmayanlarının da davalıya teslim edilip edilmediği yönünde davacı tarafından dosyaya sunulan deliller doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak davalının kısmi kabul beyanı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.