Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9109 E. 2012/2082 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9109
KARAR NO : 2012/2082
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı idare arasında DİSKİ Genel Müdürlüğü Tesislerinin Genel Güvenliğinin Sağlanması işinin ihale ile alınarak 30.01.2009 tarihinde 8 ay süreli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin edimlerini ifa ettiği halde; davalı idarece, Sayıştay Başkanlığının 2009 yılı teftişi sonucuna göre, 25.08.2010 tarihinde 29.019.26 TL’nin 7 gün içinde ödenmesine ilişkin ihtar yazısı gönderdiğini ve hakkı olmadığı halde 20.09.2010 yılının aynı nitelikteki ihalesinin Ağustos ayı hakedişinden kesildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yapılan kesintinin ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yapılan kesintinin haklı ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,5510 sayılı Kanun’un 81. maddesine göre davalının davacı hakedişlerinden kesinti yapamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.019.26 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının talebi, davalı tarafça hakedişlerinden kesilen paranın davalıdan faiziyle tahsiline ilişkindir.
Davacı hakedişden paranın kesilme nedeni olarak 5763 sayılı Kanun’la getirilen hazinenin beş puanlık % 5 işveren indiriminden yüklenici firma yararlandığı halde, bu ödemelerin hakediş ödemelerinden düşülmemesi, eksik personel çalıştırılması sebebiyle fazla yapılan ödeme ve toplam teklif bedeli içerisinde götürü olarak bulunmasına rağmen … ve ulusal günler için ayrıca ücret ödendiği gerekçelerine dayanmaktadır.
Eski HUMK’nun 275. maddesine (yeni HMK’nun 266) göre mahkeme bilirkişi görüşü ile bağlı olmamakla beraber çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurmalıdır. Davacının hakedişinden kesilen miktarın hesaplanması ve davacı talebinin haklı olup olmadığının belirlenmesi yönünden, konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.