Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/914 E. 2011/12044 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/914
KARAR NO : 2011/12044
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, uzun yıllardır elde ettiği kazancını davalı bankaya yatırmaya gittiğinde banka yöneticisinin yönlendirmesi ve … hesabındaki paralara devletçe güvence verilmediği hususunda ikaz edilmemesi nedeniyle parasını … hesabına yatırdığını, bilahare davalı bankaya … tarafından el konulduğunu, oysa paranın davalı … bankası hesabına gitmeyip, davalı banka hesabında kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.600.TL’sının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … A.Ş.’ye izafeten … vekili, davacılar hesabının … niteliğinde olmasından dolayı mevduat sigortası kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … ( … A.Ş.) vekili, davacının kendi özgür iradesi ile parasını ayrı bir tüzel kişilik olan … … … Ltd.Şti’ne yatırdığını, müvekkili bankanın sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının hesap açma talimatına istinaden, davacı adına … … Bank’ta hesap açıldığı, davacıya … hesabı açıldığı konusunda belge verilmesine rağmen davacının davalı bankanın uygulamasına itirazda bulunmayarak bu uygulamayı benimsediği, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği … … Bank Ltd.Şti.’ne başvurmadan işbu davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın zamansız açıldığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı …Ş.’nin külli halefi olduğu … A.Ş. şubesinde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak … … … Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, … … … Ltd. dışındaki davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararının kesinleşmesinden önce … 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi …
A.Ş.’nin ve … …nin sahibi olan … … hakkında, “… hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve bu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde … … ve … A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, … A.Ş. aracılığıyla … hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların … Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, … bankasının paravan bir şirket olarak … … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, … A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer … hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle … hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin emsal kararları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen … … … Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca … A.Ş.’nin külli halefi olan davalı …Ş.’nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı yararına hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.