Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9197 E. 2012/1330 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9197
KARAR NO : 2012/1330
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı adi takip yoluyla başladığı icra takibine borca ve imzaya itiraz edildiğinden takibin durduğunu, davalının İcra Hukuk Mahkemesine açtığı itirazın geçici olarak kaldırılması davasında mahkemece davanın kabulüne karar verildiğinden iş bu borçtan kurtulma davasının açıldığını, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı gibi borcuda bulunmadığını belirterek icra takibine konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, %40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş bu davadan önceki tüm yargılamalar süresince davacının bonodaki imzayı inkar ettiği, alınan bilirkişi raporlarıyla imzanın davacıya ait olduğunun ortaya çıktığını, borcun ödenmediğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı – takip borçlusunun takibin dayandığı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, davalıya borcu bulunmadığını ileri sürdüğü, Asliye Ceza Mahkemesi dosyasından aldırılan bilirkişi raporları ile senetteki imzanın davacıya ait olduğu kabul edilerek sanığın (davalının) beratine karar verildiği, davacının borçlu olmadığını yazılı belge ile ispatlayamadığı, davacı tarafa davaya konu bono bedeli kadar borçlu olmadığı hususunda yemin teklif hakkı bulunduğunun hatırlatılmasıyla davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalının ise çağrıldığı duruşmaya gelmediği, böylece davalının davacıdan alacaklı olmadığını kabul ettiği sonucuna varıldığından davacının icra takibine konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
H.U.M.K’nun 352. (HMK’nun 226/c) maddesi gereği yemin ancak cezayı gerektiren meselelerden başka fiiller hakkında verilebilir.
Somut olayda, imzanın inkarına dayanan bir fiil söz konusu olduğundan davacıya yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılıp, davalının da teklif olunan yemini eda için davet olunduğu duruşmaya gelip yemin etmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.