YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9226
KARAR NO : 2012/461
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği mal bedelinin 4.080,00 YTL ‘lik kısmının ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek davalının 4.080,00 YTL borcunu ve asgari %40 inkar tazminatını davacıya ödemeye mahkum edilmesini, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesi ve mahkemenin davalının ikametgah yeri olan Düzce İcra Dairesi ve Mahkemesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunduğu gibi, davacının eksik mal teslimi nedeniyle müvekkilinin bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin yapıldığı yer Ordu olduğundan davalının yetki itirazının reddine, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 3.740,00 TL alacağın 26.10.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde itirazın iptaliyle birlikte alacağın tahsilini de istemiştir. Mahkemece karar gerekçesinde dava “itirazın iptali”davası diye nitelendirilip, alacağın tahsiline karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasıyla alacak davası ayrı ayrı hukuksal sonuçlar doğuran iki ayrı dava türü olmaları nedeniyle bir arada dava edilmesi olanağı yoktur.
Hem itirazın iptali, hem de alacağın tahsili istemini içeren davalarda yargıç hangi dava türüne göre karar vereceğini saptayabilmek için HMK 119/1-e (HUMK 179/3.) ve HMK 31.(HUMK 75/2) hükümleri gereğince ilk önce davacıya istek sonucunu açıklattırmalı, bu istek sonucuna göre davanın koşullarının bulunup bulunmadığını araştırmalı ve davacının itirazın iptali veya tahsil davasını tercih etmesine göre davayı sonuca bağlamalıdır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında çelişki de yaratılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.