YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9258
KARAR NO : 2012/3194
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-alacaklı vekili tarafından, davalı aleyhine Konya 2.İcra Dairesinin 2009/816 sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibinde, asıl alacak, işleyen faiz, ihtar masrafından oluşan 2.222.227.59.-TL.nakit toplamı, 245.760.00.-USD.(karşılığı 387.563.52.-TL.) gayri nakit toplamı (depo bedeli) genel toplam 2.609.791.11.-TL.alacağın nakit kısmının asıl alacak kısmına işleyecek temerrüt faizi, faizin % 5 BSMV’si ve icra gideri ile tahsiliyle gayri nakit borcun faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini, takip sırasında nakde dönüşmesi halinde bu tutara işleyecek temerrüt faizi, % 5 BSMV ve icra gideri ile tahsilini talep etmiş, borca itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkemece gerekçeli karar hükmünde, “davanın kısmen kabulüne, davalının Konya 2.İcra Dairesinin 2009/816 Esas sayılı dosyasında 2.204.981.72.-TL.ve 245.760.-ABD Doları borca itirazın iptali ile takibin icra takip tarihinden itibaren 1.537.300.20.-TL.asıl alacağın yıllık % 72 oranında 633.078.36.-TL.asıl alacağa yıllık % 46,80 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, ancak davalı şirket hakkında vaki bir iflasın ertelenmesi tedbiri veya kararının varlığı halinde söz konusu tedbirin uygulanmasının takip organlarınca gözetilmesine, alacağın % 40’ı olan 881.192.68.-TL.inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine” denildiği halde, karar gerekçesinde “dava konusu 2009/816 Esas sayılı icra dosyasında borcun tamamı ve depo talebi ile birlikte 2.609.791.11.-TL.üzerinden “Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip”yapılmışsa da ödeme emrinde belirtilen rehin bedeli toplamı 226.000.00.-TL.olduğu halde alacağın tamamı üzerinden 2009/63 Esas sayılı ilamsız icra takibi ile mükerrer şekilde talepte bulunmasının icra safhasında gözönünde bulundurulması gerektiği, bu davanın konusu 226.000.00.-TL.olduğundan ve bununla sınırlı tutulması gerektiğinden harç ve ücreti vekaletlerin bu miktar üzerinden tayin edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, davacı vekilinin mükerrer takip yaptığı, ilamsız icra takibi olduğu hususu gözden kaçırıldığından karar temyiz edilmeden kesinleştiği takdirde borcun tamamı üzerinden ilamsız takip yokmuş gibi hüküm kurulmasının taraflar ve icra organınca gözönünde bulundurulması gerektiği…”(karar sayfa 2, son paragraf) denilmiştir.
HMK.nın 294, 297.maddeleri (HUMK.nın 381, 388 ve 389.maddeleri) hükmü gereğince mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri gösterilmek gerektiği gibi, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu suretle mahkemece yukarıda yazılı şekilde oluşturulan gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması yine yukarıda belirtilen yasa maddelerine aykırılık teşkil ettiği gibi davalı şirket için devam ettiği anlaşılan iflasın ertelenmesi talebini içeren davadaki tedbir kararı ile ilgili olarak hüküm fıkrasında, “…, ancak davalı şirket hakkında vaki bir iflasın ertelenmesi tedbiri veya kararının varlığı halinde, söz konusu tedbirin uygulanmasının takip organlarınca gözetilmesine, …”şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 900.00.TL duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak bir diğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.