Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9365 E. 2012/2295 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9365
KARAR NO : 2012/2295
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … vekili, asıl davada, müvekkili ile davalının 114,21 ton … sac alımına ilişkin satış sözleşmesi imzaladıklarını, sacın yurtdışından getirilerek müvekkilince 3-4 Ağustos 2006 tarihinde limanda hazır edilecek kamyonlara yükleneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 03.07.2006 tarihinde mal bedelinin bir kısmı olan 8.000 Euro karşılığı 16.193 TL’yi davalıya ödediğini, bakiye tutarın ise en geç 24.07.2006 tarihine kadar ödenmesi gerekirken müvekkilinin ödeyemediğini, sözleşmenin fesih olduğunu, bu sebeple müvekkilinin mal teslimi için kamyonları hazır etmediğini, şifahen yapılan görüşmelerde davalının sözleşmeden dönme sebebiyle oluşan depolama gibi ek masrafların ödenen avanstan kesileceği, artan meblağın ise iade edileceğinin bildirildiğini, davalının ödenen bedeli iade etmediği gibi yapılan masrafları belgelendiren bir faturayı da müvekkiline ulaştırmadığını, sözleşmede cayma tazminatı ya da cezai şartın yer almadığını, bu konuda çektikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını belirterek 16.193 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zararının çok daha fazla olduğunu, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, sözleşme gereğince doğan alacakları nedeniyle takas-mahsup talepleri bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı … Ltd.Şti. vekili, birleşen davada, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıya teslim edilecek malın 17.07.2006 tarihinde …’dan gemiye yüklendiğini, bakiye mal bedeli olan 49.950,15 Euro’nun 24.07.2006 tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde davalının ödeme yapmadığını, geminin tahliyesi, gümrükleme ve depolama işlemlerinin dava dışı … Ltd.Şti. tarafından yapıldığını, bu şirketçe verilen hizmetin bedelinin en az 5.000 Euro olduğunu, bu tutar için adı geçen şirketle müvekkili arasındaki diğer ticari ilişkiler çerçevesinde mahsuplaşma yapıldığını, öte yandan sözleşme konusu malların dava dışı firmalara daha düşük bedelle satılması sonucu müvekkilinin 12.055 Euro zarara uğradığını, yine 3.kişilere yapılan satıştan elde edilen 89.497 TL’nin dört aylık gecikmeli tahsilatı nedeniyle de zarar gördüklerini belirterek 12.055 Euro’dan davalının yaptığı 8.000 Euro’luk ön ödemenin düşülmesinden sonra kalan 4.055 Euro’nun sözleşme tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 7.097,25 TL, depolama, nakliye, erteleme bedeli 5.000 Euro ve satıştan elde edilen 89.497 TL’nin dört aylık gecikmeli ve vadeli tahsili nedeniyle de faiz kaybından şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının en son satışı 27.09.2006 tarihinde yaptığını, BK’nun 60.maddesine göre (1) yıllık dava açma süresinin sona erdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline ulaşmış herhangi bir fesih ihbarı bulunmadığını, davacının satışa dair sunduğu faturalardaki malların bu firmalarla yapılmış sözleşmelere istinaden getirtilmiş olabileceğini, belgelendirilemeyen masrafların istenemeyeceğini, ara nakliye ve depolama masraflarının 946 Euro tutarında olması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı-birleşen davacının sözleşme konusu malları üçüncü kişilere satmasından dolayı 11.373,68 Euro zarara uğradığı, bu tutardan davacı-birleşen davalının 8.000 Euro ödemesi düşüldüğünde, davalı-birleşen davacının neticede 3.373,78 Euro zarar gördüğü gerekçesiyle asıl davanın takas ve mahsup nazara alınarak reddine, birleşen davada ise 3.373,78 Euro’nun karşılığı olan 7.108,89 TL’nin davacı-birleşen davalıdan ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında … … ve Doç.Dr…’dan oluşan bilirkişi heyetinden 20.03.2009 tarihli rapor alınıp, daha sonra ise bu rapor yeterli görülmeyerek Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla… ve Yard.Doç….’den oluşan bilirkişi heyetinden 18.03.2010 havale tarihli rapor alındıktan sonra ilk raporu veren bilirkişi heyetinde yer alan Doç.Dr….’dan ayrıca ek rapor alınması doğru değildir. Öte yandan raporlar arasında da çelişki bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin de giderilecek şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.