Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9620 E. 2012/3794 K. 08.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9620
KARAR NO : 2012/3794
KARAR TARİHİ : 08.03.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat – menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 1998-2005 yıllarını kapsayan dönem içerisinde davalı banka ile bir kısım tarımsal kredi sözleşmeleri imzalayarak bu sözleşmelere istinaden hem tarımsal kredi kullandığını, hem de değişik kişilere kefil olduğunu, sözleşmenin imzalanmasına müteakiben devam eden yıllarda davalı bankadan iş bu tarımsal kredi sözleşmeleri dayanak gösterilerek ve müvekkilinin imzası taklit edilerek usulsüz kredi kullandırıldığını, bu şekilde kullandırılan kredi miktarı ve kalan borç miktarının net olarak kendilerince bilinemediğini, bu arada davalı bankanın, müvekkilini şubeye davet ederek yeniden yapılandırma ve borç kapatma teklifinde bulunduğunu, aksi halde takip ve haciz işlemleri yapılacağını ifade ederek müvekkilini manevi icbarla ödeme yapma durumunda bıraktığını, müvekkilinin toplam 5.709,49 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödemeleri bir borcu olduğuna inanarak ve hukuki bilmezlik nedeniyle yaptığını, davalı banka bünyesinde yapılan soruşturmada müvekkilinin kasa tediye fişlerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, hatta askerlik yaptığı dönemde dahi adına sahte imzayla kredi çekildiğini görmesiyle müvekkilinin olaya vakıf olduğunu, söz konusu kredilerin bankadan çekildiğine ilişkin kasa tediye fişlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek ödenen 5.709,49 TL.’nin sebepsiz zenginleşme nedeniyle müvekkiline iadesine ve usulsüz kredilerden dolayı müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tarımsal krediler genel sözleşmesine dayanılarak kredi kullandığını, kredi borcunun vadesinde yerine getirilmediğini, davacının banka şubesine başvurarak yapılandırma talep ettiğini, bu başvurunun ikrar niteliğinde olduğunu, hukuki bilmezliğin mazeret olmayacağını, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılacak davaların B.K’nın 66. maddesine göre (1) yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, yeniden yapılandırma ve taahhütnamesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, ilk bilirkişi raporunda değinilen eksikliklerin davalı banka tarafından ibraz edilmediği, davalı bankanın dayandığı davaya konu 13.11.1998 tarihli sözleşme kapsamındaki hesap ekstreleri ile 28.09.2001 tarihli sözleşme kapsamındaki dekont, ödeme, geri ödeme bilgi ve belgelerin davalı tarafından sunulmadığı, buna göre bu sözleşmelere göre davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının belirsiz olup davalı bankanın sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili dosyasından bir kısım davalı çalışanlarının aralarında davacının da bulunduğu birçok banka müşterisi aleyhine usulsüz işlemler yaparak birçok kişinin borç altına sokulduğu, davacının ödemelerinin vuku bulacak icra baskısı altında ve davalı bankanın kamu bankası olmasından dolayı duyulan güven nedeniyle hataen yaptığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 5.709,49 TL.’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 13.11.1998 ve 28.09.2001 tarihli sözleşmelerden dolayı davalıya kredi borcunun olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dosyasına, davacıya yapılan kredi ödemelerine ilişkin belgelerin bir kısmının aslı bir kısmının da fotokopisi davalı banka tarafından sunulmuştur. Fotokopiler üzerinde imza incelemesi yapılamaz ise de asıllar üzerinde imza incelemesi mümkün olduğundan ve davacı da ödeme belgelerindeki imzalarını inkar ettiğinden mahkemece asıl olan belgelerdeki imzalar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılıp diğer tüm delillerle birlikte değerlendirme yapılarak gerektiğinde ödenen kredilerle ilgili hesap ekstreleri de getirtilerek ya da yerinde banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.