YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9664
KARAR NO : 2012/3407
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki alışveriş nedeniyle her biri 65.000 TL.’lik üç adet çek verildiğini, bu çek bedellerinin ibranameden de anlaşılacağı üzere ödendiğini, çeklerin müvekkiline iade edilmediğini belirterek toplam 195.000 TL. tutarında üç adet çekin ödenmiş olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, asıl davaya konu üç adet çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı, davacıdan söz konusu çekleri aldığını, daha sonra sözleşmeyi feshederek 21.05.2006 tarihli belgeyi verdiğini, bu belgeden sonra tekrar anlaşma sağlanarak 23.05.2006 tarihli protokolün imzalandığını ve protokolde ibra edilen çekleri yeniden alacak belgesi olarak koyduklarını, zaten çeklerin elinden hiç çıkmadığını bildirerek davaların reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 19.02.2008 günlü 2007/7159 Esas, 2008/1409 karar sayılı ilamı ile taraflar arasında görülen ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerekçesiyle bozulmuş, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ceza mahkemesi kararı ile ibranamedeki “5” rakamının tahrif edilerek “6” rakamına dönüştürüldüğü alınan rapor ile anlaşıldığı ve bu tahrifatın alacak borç ilişkisinden dolayı davacı şirketin temsilcisi … Toplu tarafından yapılmış olabileceği düşüncesi ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ibranamenin tanzimi sırasında yapılan olası maddi hatanın düzeltilmesi sonucunda tarihin değişmiş olabileceği, davalı tarafça tahrif edilmemiş bir ibranamenin ibraz edilmediği, tahrifat nedeniyle ibranamenin tam olarak geçersizliğinin kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
…’in müşteki, … ’nun (davacı şirketin yetkili temsilcisi) sanık olarak bulunduğu Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/271 Esas, 2010/586 Karar sayılı 12.10.2010 karar tarihli dosyası içerisinde mevcut ibranamenin 21.05.2006 olan tarihinin 21.06.2006 olarak değiştirilmiş olduğu anılan ceza dosyasındaki 30.01.2007 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bu değişikliğin yapılmış olduğu mahkemenin de kabulündedir. Sözkonusu değişiklik üzerinde herhangi bir paraf bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece, yapılan bu değişikliğin açılan davaya etkisi üzerinde yeterince durulup, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin maddi hatanın giderilmesi şeklinde bir kabulle, işin esası hakkında eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu çeklerin davalı tarafça dava dışı 3. kişilere ciro edilerek teslim edildiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda 3. kişilerin kişisel haklarını ihlal edecek şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.