Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9691 E. 2012/540 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9691
KARAR NO : 2012/540
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili , davalının müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan satın aldığı araç ile ilgili bakiye borcu ödediği halde senedi geri almadığını, borç tamamen ödenmesine rağmen senedin takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, havale dekontlarının takibe konu senede ilişkin olmadığını, müvekkili ile davacı arasında önceden de birtakım alışveriş olduğunu, havalelerin önceki alışverişe ilişkin olabileceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece borçlu davacının dayandığı havale makbuzlarında paraların hangi amaçla gönderildiği hususunda bir açıklama olmadığı, bu nedenle söz konusu makbuzların tek başına takibe konu bononun ödendiğini kanıtladığını kabulüne olanak bulunmadığı, borçlu davacı takibe konu bonoyu ödediğini yazılı delillerle ispat edemediği gibi, hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı, davalı vekilinin tazminat isteminin koşullarının olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap dilekçesinde, yapılan ödemelerin başka alacaklara ilişkin olduğunu savunmuştur. Davacının, davalıya yaptığı ödemelere ilişkin sunduğu PTT havalelerinin tarihlerinin takibe konu bononun ödeme tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat külfeti kendisinde olan davalıya ödemelerin başka bir alacağa ilişkin olduğu yönündeki savunmasını ispatlaması için olanak tanınarak, delilleri sorulup toplanarak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.