Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9729 E. 2012/921 K. 26.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9729
KARAR NO : 2012/921
KARAR TARİHİ : 26.01.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirketten Tekirdağ 2. Noterliği’nin 30.04.2009 tarih ve 4978 yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığı aracın devir ve kayıt işlemleri için Trafik Tescil Şubesine başvuru yaptığında aracın trafik kaydı üzerinde haciz şerhinin olduğu ve bu şekilde devir işlemlerinin gerçekletirilemeyeceğinin ortaya çıktığını, yapılan başvurulara rağmen davalı şirket tarafından araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına yönelik hiçbir işlem yapılmadığını, 20.06.2009 tarihinde rutin bir trafik kontrolü esnasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/1-e ve 34. maddeleri uyarınca idari para cezası kesilip, araç trafikten men tutanağı ile bağlanarak yed-i emin otoparkına götürüldüğünü, bu durumun müvekkili şirketin işlerinin aksamasına ve ticari itibarının zedelenmesine yol açtığını, davalı şirkete gönderilen ihtarname üzerine haczin kaldırıldığını ve müvekkilinin aracı kendi adına tescil ettirdiğini iddia ederek aracın bağlanmasından ötürü araç kiralama bedeli olarak ödenen 1.038 TL., otorpark ücreti 306.8 TL., idari para cezası 141.75 TL. ve ihtar masrafı 76.08 TL. olmak üzere toplam 1.750 TL. zarar ile araçsız kaldığı dönem için işleri aksayarak kar kaybına uğradığından 1.000 TL. maddi ve 1.000 TL. manevi tazminat olmak üzere cem’an 3.750 TL. zararın ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafın aracın üzerinde haciz olduğunu bilerek aracı satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının süresi içinde aracın tescil işlemini yaptırmadığını, kendilerinden bir talebi de olmadığını, ancak aracın bağlanmasından sonra kendilerini aradığını ve haczi kaldırdıklarını, kusurlu tarafın davacı yan olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı şirketin, davalıdan 30.04.2009 tarihli noter sözleşmesi ile satın aldığı ve kullanmaya başladığı ancak trafikten devrini almazdan önce davalının malik olduğu döneme ilişkin borç nedeniyle aracın trafik kaydına haciz konulup, aracın tarafikten men edilerek, bağlanarak yed-i emin otoparka bırakıldığı, bu süreçte aracı davacının kullanamadığı, araç kiralamak zorunda kaldığı, idari para cezası, yed-i emin otopark ücreti ve araç kiralama ücreti olarak 1.750.00 TL. ödediği, 997.50 TL. kazanç kaybı olduğu, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştr.
2) Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin rapora yönelik itirazları, aracın bağlı olduğu süre, davacının kusuru da gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine açık rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.