Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/981 E. 2011/9436 K. 05.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/981
KARAR NO : 2011/9436
KARAR TARİHİ : 05.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin … firmasının dağıtım pazarlama firması olduğunu, müvekkilinin kantin işletmeciliği nedeni ile davalı firmadan aldığı ürünlerin bedelini firmanın yetkili elemanlarına verdiğini, ödemelerin büyük bir çoğunluğunun belge karşılığında firma yetkilisi …’e yapıldığını, yıl sonunda firma yetkilisi tarafından getirilen hesap özetinde müvekkili borcunun fazla gözüktüğü için hesap özeti mutabakatının imzalanmadığını, firma yetkilisinin kendisine yapılan ödemeleri şirkete aktarmadığını, uhdesinde kaldığını ve durumu düzeldiğinde açığı kapatacağını bildirdiğini, müvekkiline borcu kabul etmesini istediğini, karşılığında ise bono bıraktığını, durumun şirket ortağına bildirilip, şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı firma kendi yetkilisi tarafından verilen zararı karşılamak amacı ile keşide edilen ihtarnamelerle müvekkilinden toplamda 616.011.89.-TL.borcun ödenmesini
istediğini, müvekkilinin bu miktarda borcu olmadığını belirterek davalı firmaya 516.211.89.-TL.borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 87 vd.maddeleri uyarınca Cari Hesap Sözleşmesi gereği hesap kesilmeden alacak talep edilmeyeceğini, davacının müvekkili şirkete 616.011.88.-TL.borcunun bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından taraflar arasında 02.10.2003 tarihli cari hesap sözleşmesiyle kurulan cari hesap ilişkisi olduğu, bilirkişi raporlarına göre davacının cari hesap ilişkisi nedeniyle davalıya 227.952.38.-TL.borçlu olduğu, her ne kadar davalı vekili cari hesap sözleşmesinde mutabakat sağlanamadığı, sözleşme feshedilmediği için cari hesap ilişkisinin sona ermediği ve dava şartının gerçekleşmediğini savunmuşsa da dava tarihinden önce davalı tarafça davacıya gönderilen ihtarnamelerde belirtilen borcun ödenmesi, aksi halde mal, hak ve alacaklarına haciz konulacağı bildirildiğinden davacının icra ve haciz tehdidi altında olduğu, dolayısıyla cari hesap ilişkisi kesilmemiş bile olsa dava açarak gerçek borç miktarının tespitinde hukuki menfaati olduğundan davalının dava şartının gerçekleşmediği yönündeki savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle davacının davalıya 383.059.51.-TL.borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının dava tarihinden önce davacıya gönderdiği ihtarnamelerde belirtilen miktarların ödenmesi, aksi halde hukuki yollara başvurulacağının bildirildiği hususu gözetildiğinde davalının cari hesap sözleşmesi feshedilmeden dava açılamayacağına ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının tüm, davalının (1) nolu bentte gösterilen temyiz nedenleri dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı taraf vekilleri gerekçelerini de belirtmek suretiyle itirazda bulunmuşlardır. Bu durumda tarafların rapora yönelik temyiz itirazlarını karşılayacak ve 2003-2008 yıllarına ait tarafların tüm ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde sözleşme hükümleri de gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davalı tarafından yatırılan 16.09.2008 tarih, … nolu makbuz muhteviyatı 800.-TL.bilirkişi ücretinin yargılama giderlerinin değerlendirilmesinde dikkate alınmaması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının cari hesap sözleşmesi feshedilmeden dava açılamayacağına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 05.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.