Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10001 E. 2012/16701 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10001
KARAR NO : 2012/16701
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin keşide ettiği ve diğer davalılar tarafından ciro edilen 10/10/2008 keşide tarihli ve 15.000 TL bedelli çekin 11.04.2007 tarihli ek protokole ilave olarak yapılan 11/04/2007 tarihli ek protokolün 2. maddesi gereğince müvekkiline verildiğini, dava konusu çekin ödenmemesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalılar hakkında Antalya 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/18348 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalıların haksız ve kötüniyetli itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine takip bedelinin %40′ ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın haksız olup reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacının babası olan davadışı … ile 19/07/2005 ve 11/04/2007 tarihli protokolleri imzaladığını, gerçek kişi davalıların ise borca kefil olduklarını, ek protokolle yapılandırılan borç için müvekkili şirket tarafından çekler ve bonolar tanzim edildiğini ve gerçek kişi davalılarca ciro edildiğini, bahse konu protokollerden sonra davalı müvekkil şirket ile davadışı … arasında rödevans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmayıp alacaklı konuma geçtiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40′ dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davanın dayanağı yapılan protokollerin tarafı olmadığı, davalılarla bir temel ilişkisinin bulunmadığı, davanın TTK’ nun 644. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bir dava olmadığının sabit olduğu belirtilerek, kambiyo senedi niteliğini yitirmiş çeke dayalı olarak açılmış bulunan davanın reddine ve ayrıca davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin de koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket dava konusu çekin keşidecisi olup diğer davalılar ciranta durumdadır. Davacı çeke ciro yoluyla hamil olmuş, ancak çekin zamanaşamına uğradığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Zamanamaşına uğrayan çek yönünden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilirse de arada temel ilişki bulunması halinde zamanaşımına uğrayan çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacak her türlü delille kanıtlanabilir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise 6762 S. TTK’nun 644. maddesi uyarınca hamilin keşideciden sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunması mümkündür. Olayların açıklanması taraflara hukuki nitelendirilmesi hakime aittir. Somut olayda taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı ve çekin davacının babasının taraf olduğu protokol çerçevesinde düzenlendiği, davacının da kabulündedir. Davacı, çekin keşidecisinden 6762 S. TTK’nın 644. maddesi çerçevesinde talepte bulunabilir ve bu takdirde keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olay bakımdan nitelendirmede ve delillerin değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, öteki yönlerin şimdilik incelemesine yer olmadığına 13.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.