YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10059
KARAR NO : 2012/17560
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının, …’in de ortağı ve yöneticisi bulunduğu … Plastik Day. Tük. Mal İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde alım-satım ve depo sorumlusu olarak 01/08/2008 ila 10/02/2009 yılları arasında çalıştığını, davacı şirketin mülkiyeti …’e ait depoyu kiraladığını, bu kiralama işinden dolayı mal sahibine dava konusu senedin sadece bedel, imza ve borçlu ile kefilin ismi yazılı şekilde kira bedelinin teminatı olarak teslim edildiğini, davalının mal sahibini hile ve desiseler ile kandırarak kendisini şirket yetkilisi olarak göstermek sureti ile teminat olarak verilen senedi ele geçirdiğini, bu senette boş olan kısımları doldurup kendisini alacaklı gösterdiğini belirterek, davacıların 16/10/2009 tanzim tarihli, 20/07/2010 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılardan …’e borç para verdiğini ve senedi de borç para karşılığı aldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kural olarak teminat senedi iddiasının yazılı delil ile ispatı gerektiği, ancak iradeyi sakatlayan sebeplerin ve kötü niyetle iktisap iddialarının tanıkla ispatının da mümkün olduğu, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre davaya konu bononun, kira sözleşmesinin teminatı olarak kiraya verene verildiği, kira ilişkisinin sona ermesi üzerine, davacıya teslim edilmek üzere, davacının elamanı olan davalıya teslim edildiği, davalının ise senedin boş kısımlarını doldurarak borç senedi haline getirdiği, davalının Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile davaya konu bonodaki sahteciliği nedeniyle cezalandırıldığı, ceza mahkemesi kararının mahkemeyi bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen bono üzerinde malen veya nakten kaydının bulunmadığı, davalı yanın davacıya verdiği borç para karşılığı senedi aldığını savunduğu, senette keşidecinin davacılardan …, kefilin davacılardan … Şirketi, lehtarın ise davalı olduğu, davacı yanın senette tahrifat iddiası bulunmadığı, davacıların davalının üçüncü bir şahsa verilen senedi hile ile ele geçirerek, boş olan kısımlarını doldurduğunu iddia ettikleri, bu hali ile bu iddianın yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, iddianın tanık ile ispatının mümkün olmadığı, her ne kadar ceza mahkemesinin mahkumiyet kararında tespit ettiği maddi olgu hukuk hakimini de bağlar ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ceza mahkemesi kararlarının böyle bir etkiye sahip olamayacağının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01/02/2012 tarih, 2011/19-639 esas ve 2012/30 karar sayılı kararında belirtildiği gözetilmeden Mahkemece yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.