Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10185 E. 2012/16336 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10185
KARAR NO : 2012/16336
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki iş ilişkisi gereğince müvekkilinin davalıdan 2.371,80 TL. alacağının bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle ferileriyle birlikte toplam 2.496,95 TL alacaklarının tahsili için Antalya 8. İcra Müd.’nün 2010/1303 esas nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının ibraz ettiği belgeler ile borca itiraz ederek, borcu fazlasıyla ödediğini iddia ettiğini, bu iddianın tamamen kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olarak ileri sürüldüğünü belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borçlu olmadığını, borcun fazlasıyla ödendiğini bildirerek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 8. İcra Müd.nün 2010/1303 sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen ilamsız icra takibinde davacı tarafından talep edilen asıl alacak miktarı 2371,80 TL nin tamamına ve bu asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda dikkate alınmak suretiyle ve taleple bağlı kalınarak yıllık %9 oranındaki yasal faiz tutarına davalının itirazının iptali ile takibin bu şekilde devamına, hüküm altına alınan asıl alacak miktarı 2.371,80 TL üzerinden takdiren % 40 oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının da haksız itirazda bulunan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin davasının reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalıdan iş ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ederken, davalı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak bononun fazlası ile ödendiğini savunarak ödemeleri gösterir davacı şirket yetkili temsilcisi …ın imzasını inkar etmediği ödeme belgelerini delil olarak dosyaya sunmuştur.
Davacı yan, bu belgelerdeki ödemelerin davacı şirket alacağına yönelik olmayıp, şirket yetkili temsilcisinin şahsi ilişkisi nedeni ile olduğunu ileri sürmüştür.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davalının davacı şirket yetkilisine ödemeler yaptığı ihtilafsızdır. İhtilaf, yapılan bu ödemelerin davacı şirket alacağına mı yoksa davacı şirket yetkilisinin başka alacaklarına mı yönelik olduğu noktasındadır. Hal böyle olunca, söz konusu ödemelerin başka bir ilişkiye yönelik olduğu iddiasını, davacı yan usulüne uygun bir şekilde kanıtlamak zorundadır. Mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.