YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10409
KARAR NO : 2012/17579
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan protokol ve bayilik sözleşmesi gereğince yüklendiği edimlerini yerine getirdiğini ancak davalıların sözleşme protokol ve taahhütname hükümlerine aykırı davrandıklarını, satış taahhütlerini yerine getirmediklerini, istasyonu kapalı bırakıp, akaryakıt istasyonu ile yeterince ilgilenmediklerini bu nedenle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin münfesih olduğunun tespiti ve müdahalenin önlenmesi talepli dava açıldığını, 18.12.2006 tarihli protokolün 3.22 maddesi gereği müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 150.000,00 TL bayilik hizmet bedeli ödendiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bu bedelin şimdilik 50.000,00 TL’nin ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya karşı üstlendiği ve vermeyi taahhüt ettiği yükümlülüklere karşılık bayilik hizmet bedeli olarak 150.000,00 TL’nin verildiği, protokolde … tarafından bu rakamın bayinin cari hesabına alacak kaydı yapılacağı ve hizmet bedeli tutarı akaryakıt ürünü alınmak suretiyle tasfiye edileceğinin belirtildiği, davacı tarafın teslim ettiği mal bedelinin tamamını tahsil ettiği, tüm mal bedeli tahsil edildiği için de “hizmet bedeli tutarının akaryakıt ürünü alınmak suretiyle tasfiye edileceği” şeklindeki sözleşme hükmü uyarınca davacı tarafın dava konusu bedeli istemeye hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.