YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10440
KARAR NO : 2012/18052
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, davaya konu edilen ve tevdi mahalli sonucu ardiyeye teslim edilen malların bedelleri ödenmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle sözleşme sürecinde alınıp da satılmayan, elde kalan ve davalı tarafça iade alınmaması nedeniyle ardiyeye tevdi edilen malların bedellerinin ödenen kısmını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin davalıya borcu bulunmadığı gibi sözleşme gereği alacaklı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında imzalanan protokolün 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında bir yıllığına düzenlendiği, ancak mal alım satımının 2008 yılında da devam etmekte olup, davacının davalıya 2008 yılı Mart ayına kadar mal gönderdiği, davalının da bu malları teslim aldığı, bundan yaklaşık üç ay sonra davalının iade talebinde bulunduğu, oysa ki taraflar arasındaki ilişkiye esas alınan protokolde bayinin almış olduğu mallardan üretimden kaynaklanan mallar dışında iade talebinde bulunulamayacağı düzenlendiğinden bayinin ancak ayıplı malları iade edebileceği, bu yönde bir tespitin söz konusu olmadığı, davalı Hasan Parmaksız’ın talebinin sözleşmeye ve hukuka uygun olmadığı, asıl davada alacağın likit bulunduğu, birleşen davada kötü niyet tazminatının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dava davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen dava davacısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.