Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10491 E. 2012/18492 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10491
KARAR NO : 2012/18492
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yargılama sürerken aynı ticari ilişki nedeniyle oluşan kur farkı alacağının tahsiline yönelik girişilen takibe itiraz sonucu takibin durduğundan bahisle aynı mahkemede davacı vekilince davalı aleyhine açılan davada itirazın iptaliyle takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı vekili her iki davaya karşı verdiği cevap dileklerinde davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle asıl dava bakımından davalının asıl alacak tutarına yönelik itirazının iptaliyle, işlemiş faize yönelik itirazının kabulüne, takibin 27.754.53 TL asıl alacak üzerinden devamına, koşulları oluşmayan işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine, birleşen dava yönünden ise davalının itirazının kısmen kabulüyle takibin 4.030.37 TL asıl alacak tutarı üzerinden devamına, bu kısma yönelik itirazın reddine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davayla ilgili temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı yanın 01.08.2008 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmek suretiyle takip tarihinden önce davalı tarafı temerrüde düşürdüğü ve böylece işlemiş faiz isteminde haklı olduğu gözetilmeden bu kalem talebin reddi isabetli bulunmadığı gibi, öte yandan davacı alacağının likit, (muayyen, belirlenebilir, hesap edilebilir) olduğu da gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle icra inkar tazminatı isteminin reddi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.