YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10497
KARAR NO : 2012/18054
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten tekstil makinesi satın ve teslim alan davalının, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu makinelerin noksan parça ile gönderildiğini, bu parçaların olmaması nedeniyle firmaların 2004 ve 2007 yılları arasında üretim yapamadığından dolayı zarara uğradığını, atıl makineler için yer kiralayıp, kira ödediklerini, malların ayıplı olması ve satış sonrası hizmetin verilmemesi ve ayıbın devam etmesinden dolayı zarar ettiklerini, tahmini zararın faizler hariç 260.000 Euro olup, davacı alacağından takas mahsup edilmesini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 06.02.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu makinelerin bir parçası eksik olarak teslim edildiğinden beklenen verimin sağlanamadığı, davalının makinelerini eksik olarak tesliminden dolayı mahrum kaldığı kârın takas ve mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının 13.209.91 TL.olduğu, alacağın likit nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dolayısı ile taraflar tacir olduğundan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uygulanmaz. Hükme esas alınan 06.02.2012 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de uygun değildir. Zira yukarıda da belirtildiği üzere taraflar tacir olup, somut olayda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uygulanmaz. Uyuşmazlığın ticari satışlarda ayıp hükümlerini düzenleyen TTK.nun 25/3.maddesi çerçevesinde değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece iddia, savunma çerçevesinde gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.