Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10547 E. 2012/14738 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10547
KARAR NO : 2012/14738
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin borcu olmadığı halde kandırılarak elinden alınan senedin davalı … tarafından haksız olarak icra takibine konu yapıldığını, ödeme yapılmadığı takdirde takibe devam edileceği söylenerek müvekkilinin tehdit edildiğini, maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatının ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, iddianın yerinde olmadığını, davacının icra mahkemesinde imzaya da itiraz ettiğini, ancak imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de verilmemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davaya konu 15.10.2008 tanzim, 30.01.2009 vade tarihli 55.000 TL bononun davacı tarafından imza edilerek davalılardan …’ın verdiği borç para nedeniyle verildiği, bu bononun daha sonra ev alım satımı nedeniyle davalı … tarafından diğer davalı ev satıcısı …’a verildiği ve … tarafından icra takibine konu edildiği, davalı …’ın evin tapusunu vermediği, bir başka ifade ile satışın gerçekleşmediği, bononun bedelsiz kaldığı ispat yükü kendilerine geçen davalıların bonodan dolayı, davacının kendilerine borçlu olduğuna dair belge ve delil sunamadıkları, davalı …’in davacıya borç para verdiğini, ispat edemediğini, davalı … yönünden ise, ev satışı gerçekleşmediğinden alacağın kanıtlanamadığı, davalılar hakkındaki ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, icra takibinin dayanağı bonodan ve icra dosyasından dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve kötü niyet tespit edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu senedin kendisinin davalılarca kandırılması sonucu verildiğini ve bu nedenle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Somut olay bakımından ispat külfeti davacı tarafta olup ispat külfetinin davalı tarafa yüklenmesi isabetsizdir. Ne var ki, davalılar hakkında Gaziantep 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/692 Esasında kayıtlı “Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık, Tehdit” suçlarından ceza davası açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
818 sayılı BK’nun 53.maddesi uyarınca ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararı ile maddi vakıayı saptayan kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek anılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, beklenmesine gerek olmadığı gerekçesi ile ispat yükünün tayininde yanılgıya da düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.