Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1061 E. 2012/7803 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1061
KARAR NO : 2012/7803
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşi olan davalının, müvekkilince tanzim edilmeyen 05.08.2009 tanzim 01.11.2011 vadeli 55.000,00 TL meblağlı senedin vadesinden önce takibe konulmuş olması nedeniyle müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin Bafra İcra Hukuk Mahkemesinin kararıyla iptal edildiğini ve bu kararın 12.04.2011 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, sahte tanzim edilen senet nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bahse konu senet altındaki imzanın davacı tarafa ait olmadığına ilişkin rapor tanzim edilmiş ise de; senet içerisindeki yazıların davacıya ait olduğunu, bahse konu senedin 1977 yılında miras sebebi ile davacı tarafından düzenlenip müvekkiline verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan hazırlık soruşturması kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu’nun 02.06.2011 tarihli rapor içeriğine göre; davanın konusunu oluşturan senet altındaki imzanın davacı asile ait olmadığı gerekçesiyle dava konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu senet nedeniyle başlatılan takibin Bafra İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/97 esas 2011/104 karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, davanın açıldığı tarih itibari ile menfi tespit talep olunan senet nedeni ile derdest bir icra takibinin bulunmadığı ve yapılan takip sebebi ile de davacının bir zararının doğmadığı, dolayısıyla İİK’nın 72/5. maddesinde belirtilen kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedindeki imzanın sahte olması nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında imza incelemesine ilişkin alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, HMK’nın 211. vd. maddeleri uyarınca sahtelik iddiası ile ilgili olarak imza incelemesine esas olmak üzere senet tanzim tarihi ve/veya öncesine ait davacı tarafından ibraz edilecek ve ilgili yerlerden getirtilecek belgeler toplanmak ve davacının da usulüne uygun olarak imza örnekleri alınmak suretiyle yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.