YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1063
KARAR NO : 2012/10067
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davacıdan satın aldığı ve ilerde teslim edilecek un karşılığında iki ayrı seferde toplam 20.600 TL’lik 6 adet senet verdiğini, bu senetlerden vadesi gelen 16.400 TL lik kısmı ödenmesine ve davacının vadesi gelmiş borcu olmamasına rağmen davalı şirketin bedeli ödenmiş olan 24/05/2005 vade tarihli 4.000 TL bedelli senet için icra takibinde bulunduğunu, davacının iş yerine ödemiş olduğu senetten dolayı iki defa haciz işlemine gelindiğini, davacının komşuları müşterileri ve iş yerinde çalışan işçileri önündeki prestijinin ve ticari itibarının sarsılmasına neden olunduğunu, bu açıdan davacının manevi zarara uğradığını, ayrıca davacının ödediği bedeli yeniden ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek takip dosyasından dolayı davalı şirkete yersiz olarak ödemek zorunda kaldığı ana para, takip masrafları, faiz ve avukatlık ücreti olmak üzere toplam 5.650 TL alacak ile 2.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 7.650 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu edilen senedin 24.05.2005 vade tarihli olduğunu oysa davacının tahsilat makbuzu karşılığında elden pazarlamacıya ödediği 4.000 TL. meblağlı senedin ise 25.05.2005 vade tarihli olduğunu, müvekkili şirketin kayıtlarına göre davacının dava tarihi itibariyle halen 5.845,10 TL. borçlu olduğunu, davacıya tebliğ edilen ödeme emrine itirazın icra mahkemesince reddedildiğini, bu durumda davacının haciz işlemine maruz kalmamak için menfi tespit davası açarak icra takibinin durdurulmasını talep etmesi gerektiği halde bu yasal hakkını kullanmadığını, bu durumda maruz kaldığı haciz işlemi nedeniyle manevi zarara uğranıldığına dair iddiaya itibar edilemeyeceğini ileri sürerek davacının istirdat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 25/05/2005 tarihli senede karşılık yapıldığı belirtilen ödemenin 24/05/2005 tarihli davaya konu 4.000 TL bedelli senede karşılık yapıldığının tespit edildiği, davalının cari hesaplarında da bu senet karşılığı ödemenin 06/06/2005 tarihinde yapıldığının belirlendiği, davacının davalıya cari hesap ve senetler karşılığı herhangi bir borcu bulunmadığı halde davalının davacı hakkında haksız yere icra takibine giriştiği ve davacının icra tehdidi altında fiili haciz yaşamamak amacı ile 07/10/2005 tarihinde haciz tutanağında yazılı olan 5.584,75 TL yi haricen davalı alacaklı vekiline ödediği, ayrıca talimat dosyası içeriğinden davacının toplam 67.40 TL daha ödeme yaptığı böylece haksız icra takibi nedeniyle yaptığı ödeme miktarının talep miktarının üzerinde 5.652,15 TL ye ulaştığı, davalı taraf alacaklı olmadığı halde davacı aleyhine icra takibinegirişerek haciz işlemi yaptığı ve davacının iş yerine iki kez hacze gidildiği, davacının borçlu olmadığı bedeli ödemek zorunda bırakıldığı davacının onur ve prestijinin zedelenerek manevi zarara uğradığı, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının bu sebeple yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açtığı istirdaden alacak ve manevi tazminat talebini içerir davanın kabulüne, 5.650 TL istirdaden alacak ile 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 11/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.