Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10672 E. 2012/17902 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10672
KARAR NO : 2012/17902
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında…Minarelli Su satışı konusunda bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşmeye istinaden davalıya teminat mektubu verildiğini, davalının dava dışı nakliyat firmasına mal teslimi yaparak müvekkili firmaya gönderdiği malların yolda çalındığını, müvekkiline mal tesliminin gerçekleşmediğini, nakliyat firmasının çalışanı hakkında cezai kovuşturmanın yapıldığını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına karşın verilen teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrildiğini, müvekkillinin teslim almadığı maldan ötürü sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek 8.000 TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsiline ve 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ürün satışlarının fabrika deposu teslimi olarak gerçekleştirildiğini, ürünlerin dava dışı nakliyat firmasına davacı bayiiye gönderilmek üzere fabrika deposunda tesliminin yapıldığını, ürünün teslimi ile tüm sorumluluğun davacıya geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı yanca fabrikada nakliye firmasına ürünün teslim edildiği anda bayiye teslimin gerçekleştiğini savunmuş ise de bayilik sözleşmesinde bu yönde herhangi bir düzenlemeye rastlanılmadığı, nakliye firmasının davalı tarafça belirlendiği, ürün tesliminin dava dışı nakliyat firmasına veya görevlendireceği taşıyıcıya teslim edilmesi yönünde davacının talimatı bulunduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla teslimin fabrika teslimi değil bizzat alıcıya teslimi yönündeki karinenin aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, davalının yemin deliline dayanmadığı, manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne nakde çevrilen teminat mektup bedeli yönünden 8.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı kurum harçtan muaf tutulduğu halde harçtan sorumlu tutularak hüküm kurulması doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1 no.lu bend uyarınca davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Alınması gerekli 475,20 TL harçtan 175,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 299,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına” sözcüklerinin hükümden çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.