YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10716
KARAR NO : 2012/14025
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … arasında düzenlenen ticari kredi ve artı para kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi sırasında davalının icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde kredinin 5.000 TL’lik kısmı için kefil olduğunu ve bunu kabul ettiğini, geri kalan kısmı için kefilliği olmadığı gibi kredilerden herhangi bir şekilde haberdar edilmediğinden bahisle itirazda bulunarak itiraz olunan kısım için icra takibinin durmasına neden olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline 5.000 TL’ye kefil olması için imza attırıldığını, asıl borçlunun aldığı ilk kredi miktarının 5.000 TL olmasının da müvekkilinin itirazını doğruladığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 400,06 TL akdi faiz, 130,08 TL temerrüt faizi, 26.50 TL BSMV, 73,37 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 630,01 TL üzerinden iptaliyle takibin bu tutarlar üzerinden itiraz edilmeyen 5.000 TL asıl alacağa takipten itibaren %72 oranında temerrüt faizi uygulanarak devamına, fazlaya dair istemle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında alınan raporlar arasında davalının sorumlu olduğu miktarlar konusunda farklı sonuçlara ulaşıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak ve genel kredi taahhütnamesinin 17/8 maddesi de tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.20112 gününde oybirliğiyle karar verildi.