YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10725
KARAR NO : 2012/17419
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’un yine dava dışı …’ten satın aldığı akaryakıt bedelinin teminatını oluşturmak üzere 19/08/2008 düzenleme tarihli 161.728 TL tutarlı bir adet senedin düzenlenen protokolle müvekkili tarafından dava dışı …’e teslim edildiğini sonrasında …vekiliyle … arasında akdedilen protokol ile iki adet toplam 161.000 TL tutarlı bononun teslim olunarak daha önceki protokolle verilen 161.728 TL’lik senedin iadesi kararlaştırılmış ise de …’in ilk aldığı senedi iade etmeyerek bedelsiz kalmasına rağmen boş bulunan lehdar hanesine davalı … ismini vade bölümüne de 10/09/2009 tarihini yazarak davalıya teslim ettiğini davalının da bu bononun 20.000 TL’lik kısmı üzerinden müvekkili aleyhine takip başlattığını belirterek takibe konu 20.000 TL yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitiyle, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dosyaya delil olarak sunulan protokol içerikleri, dinlenen tanık beyanları gözetilmesi sonucu senedin teminat senedi olarak düzenlendiğinin kanıtlanmış olduğu ve davalının bononun tanzimine yönelik temel ilişkiyi de açıklayamadığı gibi kötü niyetli şekilde takibe konu yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının takibe konu bonodan dolayı davalıya 20.000 TL borçlu bulunmadığının tespitine, bu tutarın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan iki adet protokolde davalının yer almadığı görüldüğü gibi dava ve takibe konu edilen bonoda davalı lehdar olarak bulunmakta olup, bono üzerinde teminat amacıyla düzenlendiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamaktadır. Bu olgular karşısında davaya konu bononun teminat senedi olduğu hususunda davacı keşideci tarafından yazılı delil sunulması gerektiği gözetilmeksizin tanık dinlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.