Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10761 E. 2012/16180 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10761
KARAR NO : 2012/16180
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıdan satın alınacak malların bedeli olarak banka havalesiyle 9950 TL’nin davalıya ödenmiş ise de mal tesliminin gerçekleşmediğini, ödenen paranın iadesi için aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının borcuna karşılık müvekkiline ödeme yaptığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranındaki tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davalı şirket temsilcisinin yemin içeriği de gözetilerek, davacı yanca kanıtlanamayan davanın ve koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak 818 s. BK. 457 ve 6098 s. T. B. K’nun 555 v.d maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelik ve (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Bir başka anlatımla, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini ileri süren havaleci bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olaya bakıldığında ise davalı vekili cevap dilekçesinde “davacının müvekkiline borçlu olduğunu ve yaptığı ödemenin bu borca karşılık bulunduğunu” söylediği halde davalı asil 22/03/2012 tarihli duruşmada ifa ettiği yemininde ise; “ kendisinin ticari ilişki içerisinde bulunduğu dava dışı Sedat isimli kişiden olan alacağının bu kişinin davacıyla olan iş ilişkisi sonucunda Sedat’ın davacıdan alacaklı bulunması nedeniyle aralarındaki anlaşma gereği davacı tarafından gerçekleştirilen 9950 TL’lik havaleyle tahsil edildiğini, böylece dava dışı Sedat’ın kendisine olan borcunu davacı vasıtasıyla yaptığı ödemeyle gerçekleştirdiğini, yoksa iddia edildiği gibi davacıyla herhangi bir alış verişi olmadığını” beyan etmiştir. Bu durumda davalının ikrarı söz konusu olup, bu ikrar bağlantısız bileşik ikrar niteliğinde olduğundan ve bağlantısız bileşik ikrarda ayrı bir maddi vakıayı ileri süren tarafın ikrarın bölünebilir olması nedeniyle, ispat külfetinin kendisine düşecek bulunmasına göre mahkemece bu durum karşısında davalı yana savunmasıyla ilgili delilleri sorulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.