Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10822 E. 2012/17429 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10822
KARAR NO : 2012/17429
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davadışı …’in müvekkili yararına adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettirdiğini müvekkilinin de bu ipotek karşılığında 85.000 TL tutarlı bir adet bonoyu keşide ederek davadışı …’e vermiş ise de ipotek borcu ödenip senet bedelsiz kaldığı halde lehdar …’in anılan senedi davalıya ciro yoluyla devrettiğini ve davalının da bu bonoya dayalı şekilde müvekkili aleyhine takip başlattığını belirterek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sürerken ıslah talebinde bulunarak %40 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, senet üzerinde yazılı ibarenin onun teminat senedi olması için yeterli olmadığını ve müvekkilinin de iyi niyetli hamil bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; takibe konu senet üzerindeki şerhten teminat amacıyla düzenlendiğinin anlaşıldığı gibi davalının bu durumu bilerek senedi takibe konu yaptığı ve teminata konu ipotek borcunun da ilgili bankaya ödendiğinin saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne takibe konu 85.000 TL tutarlı senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulların oluşmadığından davacının tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacının temyiz istemi lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde tazminat talep etmemiş daha sonra ıslah yoluyla tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkeme ıslah yoluyla tazminat istenemeyeceği ıslah istemini diğer tarafın kabul etmediği gerekçesiyle talep reddedilmiştir. Islah yoluyla tazminat isteminde bulunmak mümkün olup bu talep diğer tarafın kabul etmesine bağlı değildir. Mahkemenin tazminata ilişkin bu gerekçesi isabetli değil ise de somut olayda davacı davalının takipte kötü niyetli olduğunu kanıtlayamadığından tazminat isteminin reddi sonucu itibariyle doğru olup hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan gerekçeyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.