Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1087 E. 2012/5215 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1087
KARAR NO : 2012/5215
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalılardan … ve … vek.Av. …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/180 E.sayılı dosyasında, müvekkili ile … arasında imzalanan kredi sözleşmesini diğer davalılar … ve …’in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesi nedeniyle mevcut borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılar …, … ve … hakkında Muğla 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/20 E. sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazıyla takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazlarının iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin şirket hesabından kaynaklı ticari krediler kullandığını, bu kredilere teminat olarak taşınmazı ipotek ettirdiğini, ipoteklerden birinin davalı …’in sahibi olduğu taşınmaz üzerine yapıldığını, müvekkili ile banka arasındaki borç ilişkisinin sadece bu davaya konu ilişkiden ibaret olmadığını, müvekkili ile banka arasında birbirinden bağımsız alacaklar olmadığını, genel kredi taahhütnamesine bağlı alacakların kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine takibe konulduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, üzerine kayıtlı taşınmazı …’ın bankaya olan borcu için ipotek ettirdiğini, dava konusu olan parayı ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, borcun teminatı olarak …’in taşınmazını ipotek ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/181 E.sayılı dosyasında, müvekkili ile … arasında imzalanan kredi sözleşmesini diğer davalılar …, …, …, …’ün müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesi nedeniyle mevcut borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılar …, …, …, …, … hakkında Muğla 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/711 E. sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazıyla takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazlarının iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, müvekkili …’in davacı bankaya olan tüm borçlarını ödemek üzere 2007 yılı şubat ayından 2007 yılı temmuz ayına kadarki 6 aylık dönemde 256.000,00 TL ödemede bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, asıl borçlu …’ın borcu ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle bu dava yukarıda anılan Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/180 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile birleştirilip yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava tarihi (01/04/2008) geçtikten sonra yargılama aşamasında tüm borcun ferileri ile birlikte ödendiği, davalı tarafın yargılama giderleri ve harç ile sorumlu tutulması gerekmekte ise de anlaşma içerisine asıl borçla birlikte, faiz, mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti dahil edildiği gerekçesiyle taraflar arasındaki anlaşmaya göre konusu kalmayan dava hakkında esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteğinin reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderleri konusunda da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2008/180 E.sayılı dosyada davacı banka davalılardan …’ın asıl borçlu, … ve …’in kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe vaki itirazlarının iptalini istemiştir. Birleşen 2008/181 E. Sayılı dosyada da davacı banka davalılardan … ‘in asıl borçlu, …, …, …, …’ün kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir.
Açıklanan dosya içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, sadece davacı banka bu dosyalarda aynı olup kredi borçlusu ve kefilleri farklı kişiler olduğu gibi kredi sözleşmeleri dahi aynı değildir. Hal böyle olunca dosyaların birleştirilerek sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi birleştirme kararından önce alınan 22/01/2009 raporda davacı bankanın 33.125,42 TL alacaklı olduğu, keza birleştirilen 2008/181 E. Sayılı dosyada yine birleştirme kararından önce 29/10/2009 tarihli raporda davacı bankanın 24.505,16 TL alacaklı olduğu bildirildiği halde, dosyaların birleştirilmesinden sonra 26/07/2010 havale tarihli ek bilirkişi raporunda davacı bankanın alacağı bulunmadığı bildirilmiş olması karşısında raporlar arasında farklılık bulunduğunun görülmemesi, keza davacı bankanın itirazı gözetilmeksizin Yargıtay denetimine elverişli olmayan 26/07/2010 tarihli ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı banka yararına takdir edilen 900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.