YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10895
KARAR NO : 2013/7816
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıda gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ve davalılardan … vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan … tarafından takibe konulan 88.546 Euroluk bono bedelinin davalı …’a 08.03.2005 tarihinde banka havalesi ile ödendiğini buna rağmen davalı …’ın diğer davacıya senedi ciro ederek bu davalıca takibe konulmasına neden olduğunu, davalı …’in ödemeden sonra senedi iade etmediği, ancak “ senedi iptal ediyorum” beyanının yazılı olduğu notu gönderdiğini, senet vadesinin 2005, düzenleme tarihinin 2004 yılı olup senet düzenlendiğinde müvekkilinin bir suretini aldığını, düzenlendiği sırada senedin keşide tarihi ve vade tarihinin boş olduğunu, sonradan ekleme yapıldığının anlaşıldığını, senette yazılı düzenleme tarihinde henüz Euro’nun dolaşımda olmadığını belirterek, takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının ödeme iddiasına dayalı açtığı İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesindeki davasının reddedildiğini, diğer davalı … hakkında takip başlatamamasının nedeninin, vadeden sonra süresi içinde protesto çekilmemesinden kaynaklandığını, bu hususun da müvekkilinin kötü niyetli olduğunu gösteremeyeceğini müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu Euro’nun 01.01.1999 tarihinden bu yana kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … vekili davacı ile birçok alacak-borç ilişkisi olduğunu, davacının takibe konu borçla ilgili ödemesi olmadığını ,bu ödemenin 30.06.2002 vadeli 86,200 Euro bedelli başka bir senede ait ödeme olup davacının ödediğini iddia ettiği banka senetlerindeki gönderici … isimli şirketin davacı ile ilgisi olmadığını, bu gönderide, paranın neye karşılık olduğunun kaydının bulunmadığını, belgedeki ödeme tarihi ile senetteki vade tarihinin uyuşmadığını, davacının verdiği müvekkilinin imzasını taşıyan “senedi iptal ediyorum” yazısının ise 30.06.2002 vadeli dava dışı senet için olduğunu, davacının bu yazıların üst kısımdaki senet fotokopisini kesmek suretiyle sadece beyan kısmını delil olarak sunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, bono, banka havalesi taraf beyanları ile davacının senet bedelini ödediğini kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının takibe konu senetten dolayı davalılara borçlu olmadığını tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Talep ve dava konusu senet, 19.09.2001 tarihi, 30.06.2008 vade tarihli 88546 Euro bedelli, veriliş nedeni nakten olan, keşideci davacı …, lehdarı davalı …, hamili ise diğer davalı … olan bonodur.
Davacı yan, iş bu bononun boş olarak davalı …’a verildiğini ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Keza, davacı taraf, terditli olarak takıp konusu bono bedelinin ödendiğini iddia etmiş ve ödemeye ilişkin olarak 08.03.2005 tarihli dekontu ibraz etmiştir. Bu dekontun ibrazı üzerine davalı … ödemeyi kabul etmiş, ancak bu ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğunu bildirerek 19.09.2001 tanzim, 30.06.2002 vade tarihli 86,200 Euro tutarlı bono fotokopisini ibraz edip, bu bononun ödendiğine dair davacıya yazı verdiğini savunmuştur.
Takip konusu bono, davacı iddiasında ileri sürüldüğü gibi, boş verilmiş ise, bu bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının davacı yanca kanıtlanması gerekir. Bu yön kanıtlanamamıştır. Öte yandan dava ve takip konusu bono bedelinin ödendiği iddia edilmiş olup, davalı … bu ödemeyi kabul etmiştir. Bu kabul beyanı ile ispat külfeti, davalı …’a geçmiştir. Davalı …, bu savunmasını ispat yönünden davacı yanca inkar edilmeyen önceki bonoyu dosyaya ibraz etmiştir.
Havale, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak yapılır. Davalı …’ın savunmasında ödendiğini iddia ettiği bononun vade tarihi 30.06.2002 ödeme dekontu tarihi ise 08.03.2005 tarihidir. Bu ödemeyi, davalı savunmasında ileri sürdüğü gibi, 30.06.2002 vadeli bonoya yönelik kabul etmek gerekir.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı …’in iyiniyetli hamil olmadığı iddiasınında usulüne uygun delilerle kanıtlanamadığı ,gibi takip ve dava konusu bononun tedavüle çıkarıldığında tüm yasal unsurları taşıdığı gözardı edilerek, davacı yanın sunduğu fotokopi bono suretine itibar edilerek ,hamil davalı hakkındaki davanın kabulü de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.