Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11032 E. 2012/18083 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11032
KARAR NO : 2012/18083
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalılardan Ziraat Bankası tarafından diğer davalı aleyhine başlattığı icra takip dosyasında müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderildiğini, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini, 3.haciz ihbarnamesinin gönderilmesi üzerine İİK’nun 89.maddesi uyarınca bu davanın açılmak zorunda kalındığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacının , davalı şirketin ortağı olduğu şirketin diğer hissedarı olduğunu, usulsüz tebligat iddiasının bu davada ileri sürülemeyeceğini, davacı şirketin borçlu davalı …’un şirketteki hissesi kadar borçlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı taraf kendisine gönderilen 1. ve 2.haciz ihbarnamelerinin usulsüzlüğünü ileri sürmüşse de bu iddianın bu davanın konusunu oluşturmadığı, davacının bu konuyla ilgili İcra Mahkemesi’nde dava açmadığı, bununla birlikte davacı şirketin ortaklarından birisinin de davalı borçlu … olduğu, bu nedenle davacı şirketteki hissesinin haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu takibin borçlusu olan davalı … , üçüncü kişi davacı şirketin ortağı konumundadır. Davalı-alacaklı banka davalı …’ta olan alacağının tahsili için …’un şirketteki kar payının veya tasfiye payının haczini isteyebilir(6762 sayılı TTK’nun 522 ve 145/1.maddeleri). Üçüncü kişi – davacı şirket İİK’nun 89/3.maddesi gereğince gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi üzerine menfi tespit davası açtığına göre takip borçlusu ortağın şirketten kar payı veya tasfiye payı alacağı olup olmadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.