Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11034 E. 2012/17544 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11034
KARAR NO : 2012/17544
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan …A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu çerçevede davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde , davacı bankanın aynı alacağa ilişkin daha önceden başka takip yaptığını, bu takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını, bu davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ayrıca alacağa ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı müflis bankanın alacağının 5411 sayılı Kanun’un 141.maddesinde belirtilen fon alacağı olmayıp 20 yıllık zaman aşımına tabi olmadığı, B.K.nun 125.maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, söz konusu alacağa ilişkin ilk takibin 1996 tarihinde başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığı, bu davanın 28.03.1997 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, yeni takibin ise 2008 yılında açıldığı , böylece zaman aşımının süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın, mevduat kabul etme ve bankacılık yapma işlemleri kaldırılmış ve iflasına karar verilmiş olup, tasfiye işlemleri TMSF bünyesinde yürütülmektedir (www.tmsf.org.tr/iflas.masalari.tr). 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 106. maddesinde, “Bir bankanın bu kanun hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması halinde yönetim ve denetimi fona intikal eder.”, “Zamanaşımı” başlıklı 141.maddesinde; “Bu Kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır.” 142. maddesinde de, “Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır.” hükümleri bulunmakta, yine aynı kanunun geçici 16. maddesinde de, “Bu kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek, zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler makable şamildir.” hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla yukarıda belirtilen kanun hükümleri ışığında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.04.2006 tarih ve 06/12-110 E.,2006/120 sayılı kararı dikkate alındığında somut olayda 5411 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen 141.maddesi gereğince söz konusu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.