Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11147 E. 2012/17324 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11147
KARAR NO : 2012/17324
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten kâr ve zarara katılma hesap cüzdanıyla belgelenmiş alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden kesinleşen bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin tasfiye halinde bulunması nedeniyle tasfiye sonuçlanmadan talepte bulunulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; 4389 sayılı Bankalar Yasası’nın 20-6/d maddesine göre faaliyet izni kaldırılan özel finans kurumunun yönetim ve denetiminin yasada belirtilen tasfiye kuruluna intikal etmesi, ayrıca faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren özel finans kurumu hakkındaki ihtiyati tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatının duracağının benimsenmesi etkenleri karşısında davacı hesabının niteliği gereği tasfiye işlemleri sonucunda bir alacak kalırsa bu yönde bir alacak talebinde bulunulabileceği, tasfiye sürecinin sonuçlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı …nin faaliyet izni, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 10.02.2001 tarih ve 171 sayılı kararıyla kaldırılmıştır. 4389 sayılı Bankalar Kanunun’da değişiklik yapan 4672 sayılı Kanunla finans kurumları yönünden düzenlemeler yapılmışsa da, 4672 sayılı Kanunun geçici 2.maddesinde bu Kanunun yayım tarihinden önce izni kaldırılan özel finans kurumları hakkında, bu kanunla özel finans kurumlarının tasfiyesine ilişkin olarak getirilen hükümlerin uygulanamayacağı öngörülmüştür. Anılan hüküm uyarınca 4389 sayılı Bankalar Kanununun 20/6-d maddesinde öngörülen faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin kurul kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren özel finans kurumu hakkındaki her türlü icra ve iflas takibinin duracağına ilişkin hüküm İhlas Finans Kurumu A.Ş yönünden uygulanmaz. Zira 4672 sayılı Kanun 29.05.2001 tarihli ve 24416 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup, davalı … Kurumunun faaliyet izni 10.02.2001 tarihinde kaldırılmıştır. Mahkemece anılan hükümler gözetilerek takip konusu alacakla ilgili bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.