YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1124
KARAR NO : 2012/11486
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, inşaat mühendisi olan müvekkilinin ileride yapmayı planladığı inşaatlarda kullanılmak üzere davalı şirketten C30 sınıfı 600 m³ hazır beton satın alarak satış bedeli 50.000 TL’yi 12.03.2010 tarihinde peşin olarak davalı şirketin banka hesabına yatırdığını, ancak müvekkilinin satın aldığı hazır betonu programlanan herhangi bir inşaatı olmadığından karşılıksız kalan 50.000 TL’yi ihtarname ile istediklerini, davalının iade etmemesi üzerine icra takibine giriştiklerini ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sözleşmeden rücunun hata, hile, gabin, tehdit hallerinde olabileceğini müvekkilinin davacıya para iade etme borcu değil, hazır betonu teslim etme yükümlülüğü olduğunu ancak davalının bu hazır betonu almaktan imtina ettiğini, davacının satım akdinden vazgeçmesinin keyfiliğe dayandığını tevdii mahalli talebinin mahkemenin görevli olmaması gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkilinin betonu vermeye hazır olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının hesabına para yatırılmasına karşılık davalının fatura veya makbuz vermediği, yazılı belge düzenlenmediği ve Sulh Hukuk Mahkemesine tevdii mahalli tayinine ilişkin talebin reddine ilişkin kararla ifanın imkansız hale geldiği gibi, taraflar arasındaki işlemin ön sözleşme sayılabileceği ve hazır beton teslim edilmemesinde davalının zararının oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe davalının itirazının iptali ile devamına, taraf vekillerinin %40 tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı yan hazır beton alımı için ödemiş olduğu bedelin tahsili amacıyla yapılan takibe vakii itirazın iptalini isterken davalı taraf, hazır betonu her an teslime hazır olduklarını, tevdii mahalli taleplerinin … Sulh Hukuk Mahkemesince reddedildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davacı yan, ödemiş olduğu bedeli 25.06.2010 tarihli 13038 nolu ihtarname ile istemiş, davalı ise, 09.07.2010 tarihli 12117 nolu cevabi ihtarında malı teslime hazır olduğunu belirtmiştir.
Dosya içeriğinden ve tarafların beyanından taraflar arasında hazır beton alım-satım sözleşmesinin olduğu konusu açıktır. Mahkemenin bu yönde sözleşme olmadığı, taraflar arasında ön sözleşme bulunduğu yönündeki kabulün de isabet bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, B.K.’nun 90,91 ve 92.maddeleri üzerinde yeterince durulup, uyuşmazlığın bu maddelere göre çözümlenmesi gerekir.
Somut olayda davalı şirket … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/297 değişik iş sayılı dosyasında 16.07.2010 tarihli talebinde “ Hazır beton için tevdii mahalli tayini, olmadığı taktirde cari fiyatının tespiti ile satılarak bedeli için tevdii mahalli tayin edilmesi” isteminde bulunmuştur.
Hal böyle olunca; mahkemece tarafların birbirlerine keşide ettikleri ihtarnameler davalı tarafın tevdii mahalli tayini dilekçesindeki talepleri yargılama aşamasındaki iddia ve savunmalar ve yukarıda yazılı yasa maddeleri hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekillerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.