YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11263
KARAR NO : 2012/16762
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı İş Bankası A.Ş.’den kullandığı kredi borcunun kefil olarak söz konusu sözleşmeyi imzalayan müvekkilince ödenmesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edildiği halde davalı davaya yanıt vermemiş, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; T. İş Bankası Akçakoca Şubesinin cevabi yazısında davacı-alacaklının, davalı-borçlunun anılan Banka Şubesinden kullanmış olduğu taksitli ticari kredi borcunu kefil olarak ödediği, iş bu davanın davacı-kefilin yaptığı ödemenin davalı-borçludan tahsiline ilişkin rücu davası olduğu, davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, bu takip miktarı üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı/alacaklı takip talebinde asıl alacak ve fer’ilerini kalem kalem göstererek toplam 12.038,58 TL üzerinden icra takibi başlatmıştır.
Davalı/borçlu, ödeme emrine karşı verdiği itiraz dilekçesinde, böyle bir borcu olmadığını, asıl alacak ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek, borcun tamamına itiraz edip; takibin durdurulmasını talep etmiştir. Bu itirazın hükümden düşürülmesi ve takibin devamı için mahkemeye başvuran davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini göstermemiş ise de, dilekçe içeriğinde açıkça takibe ve ferilerine yapılan itirazın yersiz ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davacı dava dilekçesinde dava değerini göstermediği iş bu davada maktu karar ve ilam harcını yatırmış; mahkemece de, bu harç dikkate alınarak yargılama yapılıp karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere takip talebi, ödeme emri, davalı/borçlunun itirazı ve dava dilekçesi dikkate alındığında davacı/alacaklının, borçlunun icra takibinin tamamına yönelik itirazının iptalini istediği, icra takip miktarının takip tarihi itibariyle 12.038,58 TL olduğu ve dilekçe kapsamına göre de dava değerinin gerçekte bu miktar olduğu belirgindir.
Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda ayrıntısıyla açıklanan olgular gözetilerek değeri para ile ölçülebilen davalarda dava değeri üzerinden 0/00 59,4’ün 1/4’ü oranında nisbi peşin harç alınması gerekirken maktu harç üzerinden yargılama yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, davacıya dava değeri üzerinden nisbi harcı tamamlaması için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.