YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11369
KARAR NO : 2012/18391
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu … Yoldaş arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek noter kanalı ile borçlulara tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı kefil aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı asıl borçlunun banka kredisiyle …. plaka sayılı kamyonu satın aldığını, taşıt üzerinde davacı banka lehine rehin tesis edildiğini, ancak daha sonradan taşıt üzerindeki rehnin kaldırıldığını, davacı bankanın rehni kaldırmakla müvekkilinin zararına hareket ettiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Bozma kararı üzerine mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı bankanın asıl borçlu … Yoldaş’a ait taşıt üzerinde bulunan rehni kaldırması suretiyle davalı kefil aleyhine hareket ettiği, davacının elinden çıkardığı teminat oranında kefile başvurma hakkını yitirdiği, rehni kaldırılan taşıtın takip tarihi itibarıyla piyasa rayiç değerinin takip miktarından fazla olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı bilirkişi raporuna itirazında rehinli alacağın… nolu krediye mahsup edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece itirazlar yönünden ek rapor alınmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818. sayılı BK.’nun 500. maddesine göre teminatın kefil zararına azaltılması halinde alacaklı kefile karşı azaltılan oranda sorumlu olur. Mahkemece davacı bankanın bilirkişi raporuna itirazı ve anılan hüküm gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.