YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11448
KARAR NO : 2012/15873
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki çerçevesinde davalıya fatura konusu emtiayı teslim ettiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, sevk irsaliyelerinde adı geçen Bekir Telli’nin irsaliyelerin düzenlendiği tarihte müvekkili şirkette çalışmadığını, irsaliyelerde adı geçen Can Atan ve Mehmet Ülker’in de hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadıklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak yapılan 31.03.2009 tarihli ve 255.59 TL.bedelli fatura dışındaki diğer faturalara konu malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 1.703.94 TL.asıl alacağa itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, satılan boya bedellerinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise süresinde cevap vermeyerek davayı inkar etmiştir. Öte yandan davalı vekili yargılamanın devamı sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesinde müvekkilinin davalıdan mal almadığını ve irsaliyeler de adı geçen Can Atan ve Mehmet Ülker’in ise hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadıklarını bildirmiştir.
Yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilip, irsaliyelerde adı geçen şahısların davalı çalışanı olup olmadığı ve mal tesliminin usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.