YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1148
KARAR NO : 2012/11507
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer davacılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalı banka ile kredi sözleşmesi imzalanarak 5 adet teminat mektubu alındığını ve mektupların garantisi teşkil etmek üzere 30.01.2003 keşide tarihli bono verildiğini, bankaya herhangi bir boçları olmamasına ve 3 adet teminat mektubunun iade edilmesine rağmen bankanın bonoyu 2009/22458 esas sayılı icra takibine koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların ödeme sıkıntısı içine düşmeleri ve teminat mektuplarının risk altında olması nedeniyle icra takibi yapıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece teminat mektuplarından 3 adedinin takipten sonra iade edildiği 2 adedinin ise henüz tazmin edilmediği davalının depo talep hakkı var iken takip yapmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle nakdi krediye dönüşmeyen teminat mektubu bedellerinin tahsilini talep edemeyecek olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Haksız ve kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olmasının yanısıra kötüniyetli olunması ve her iki şartın aynı anda gerçekleşmesi gereklidir. Davalı bankanın alacaklı olduğu kuşkusuzdur. Ancak tazmin edilmeyen teminat mektuplarının bedelinin deposunu istemesi gerekirken, tahsil için icra takibi yapması usuli bir hata olup takibin kötüniyetle yapıldığı kabul edilemez. Bu durumda davacıların tazminat isteminin reddi gerekirken yazlı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.