Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11626 E. 2012/17361 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11626
KARAR NO : 2012/17361
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya senet imzalayıp vermediğini, davalının müvekkiline 100.000,00 TL verecek ekonomik gücünün bulunmadığını, icra mahkemesinde de dava açıldığını ayrıca Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulduğunu ileri sürürek senedin iptali ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, icra mahkemesince senet altındaki imzanın borçlunun eli ürün olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, Cumhuriyet Savcılığınca da aynı gerekçe ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu kararın da kesinleştiği, bu durumda senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispatlanmış olduğu, senedin diğer kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır.
Mahkemece Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca imzaya yönelik olarak alınan 11.01.2011 tarihli rapor kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de, alınan bu rapor yeterli incelemeye dayalı olmayıp Yargıtay denetimine de imkan verecek nitelikte de değildir.
Yapılacak iş konusunda uzman bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumundan yeterli grafolojik incelemeyi içeren rapor almaktan ibarettir. Tüm bu hususlar nazara alınmadan mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.