YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11690
KARAR NO : 2012/19035
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalıdan alacağı ürünler için 15.000,00 TL’lik ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra davalıdan bazı ürünler almış ise de müvekkilinin ekonomik durumunun kötüye gitmesi nedeniyle davalıdan yeteri kadar ürün alamadığını ve böylece cari hesaplarında davalıdan alacaklı olduklarını, cari hesap nedeniyle (kendisine kısmen avans olarak yapılan ödeme nedeniyle) davalıdan fazla avansın geri ödenmesinin talep edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını, müvekkilinin davalı borçlu hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline, davalının %40′ tan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkilinden aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, davacının davalıya verdiği çeklerin ödenmeyip bu çeklerin arkasının yazdırıldığını, bu çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını bildirerek, davanın reddi ile lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının ticari defterlerindeki kayda göre, davacının davalıya mal alımı karşılığı 15.000,00 TL tutarlı çekler ile ödemede bulunduğu, bu ödeme karşılığı davalı tarafça toplam 6.526,52 TL tutarlı fatura düzenlendiği ve bu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının bu mal teslimlerine karşılık 3 adet çek ile yaptığı 15.000,00 TL lik ödemeden, teslim edilen mal bedeli 6.526,52 TL’nin tenzili sonucu 8.473,48 TL’lik mal tesliminin yapılmadığı, davalı her ne kadar teslim iddiasını ispata ilişkin bilgi formlarını sunmuş ise de, Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesi gereğince mal teslimi sırasında sevk irsaliyelerinin düzenlenmesi zorunlu olduğundan, bilgi formuna konu mallların teslimine ilişkin sevk irsaliyelerinin bulunmaması nedeniyle bilgi formunda yazılı olan, ancak sevk irsaliyesi bulunmayan malların davacıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, davalı davacının verdiği 15.000,00 TL’lik çeklerin karşılıksız çıktığını iddia etmiş ise de, çeki elinde bulunduran hamilin çek bedeli kadar keşideciden alacaklı olduğu, süresinde yapılmayan takas-mahsup iddiasına davacı tarafça muvafakat edilmediğinden mahkemece çekler hakkında bu yönde araştırma yapılmadığı, davacının davalıdan 8.473,48 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya verdiği çekler karşılığında mal teslim almadığını, fazla ödeme yaptığını belirterek ödenen bedelin iadesi istemiyle takip yapmış, itiraz sonucunda eldeki dava açılmıştır. Mahkemece, davacının defterlerindeki kayda itibar edilerek, teslim edilmeyen mal bedelinden dolayı davanın kabulüne karar verilmiştir. Çekle ödeme yapılması halinde satımın peşin satış olduğunun, tarafların edimlerini aynı anda ifa ettiklerinin kabulü gerekir. Davada ispat yükü kural olarak davacıya düşmektedir. Davalı, bir kısım irsaliye ve teslim alan imzaları bulunan bilgi formları sunmuş, davacının verdiği çeklerin de karşılıksız çıktığını ve tahsilat yapılmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki ticari ilişki incelenerek, teslime dair irsaliye ve bilgi formlarındaki imzaların davacı tarafa ait olup olmadığı yönünde inceleme yapılarak ve çeklerin de ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.