YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11739
KARAR NO : 2012/17569
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, Borçka Ziraat Bankası’ndan herhangi bir şekilde kredi almadığını, herhangi bir belgeyi imzalamadığını, hiç kimseye vekalet vermediğini, 03/11/1999 tarih ve 489 sayılı banka sözleşmesi ile kredi çekildiğini, ancak kimin tarafından çekildiğini bilmediği kişilerce Borçka Ziraat Bankası Müdürlüğünden adı soyadı yazıldıktan sonra sahte imza atılmak sureti ile adına kredi çekildiğini belirterek davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun 23/12/2010 tarihli raporu esas alınarak, davalı … tarafından davacı aleyhine Borçka İcra Müdürlüğü’nün 2008/213 esas sayılı dosyasında yürütülen takibe esas 03/11/1999 ve 1999/489 nolu Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesindeki davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) 4603 sayılı Yasa hükümlerine göre, Ziraat Bankası yeniden yapılandırma kapsamında değerlendirilen kredilerin geri dönüşümü ile ilgili olarak açtığı davalarda harçtan muaf olup, bu banka aleyhine açılan davalarda harçtan muaf olduğuna dair yasal bir düzenleme bulunmadığından ve 492 sayılı Kanun’un 123. maddesindeki muafiyet yurt dışından alınan kredilerin geri dönüşümü ile ilgili olduğundan aleyhine hükmedilen miktar üzerinden karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 448. maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle harç alınması kamu düzenine ilişkin olduğundan hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak “2-Alınması gereken 438,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılan ve (mahkeme kararında belirtilmiş olan) 100,00 TL harcın davacıya iadesine” sözcük dizisinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.