YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11788
KARAR NO : 2012/18317
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R –
Davacı, … 2. İcra Dairesi’nin 2011/4563 esas sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibine girişildiğini, davalı tarafı tanımadığını, borcu bulunmadığını, takibe konu senedin kefili olduğu banka kredisine teminat olarak düzenlendiğini belirterek, borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminatı dava ve talep etmiştir.Davalı vekili, mücerret borç ikrarı içeren bononun boş olarak imzalandığı açıklandığından, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının, davalı …’ın eşi olan dava dışı Hüdaverdi tarafından Halkbank … Şubesi’nden kullanılan zirai krediye kefil olduğu, dava konusu senedin teminat amacıyla verildiği, kredi ödenmekle bedelsiz kalan senedin kredi borçlusunun eşi olan davalı tarafça icra takibine konu edildiği yönündeki iddialarına karşılık, davalı tarafça verilen 12/09/2011, 20/12/2011 ve 08/03/2012 tarihli dilekçeler içeriği beyanların HMK 188 ve devamı maddeleri uyarınca ikrar niteliğinde olduğu, davacının bu şekilde davasını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmiştir. (1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Menfi tespit davasının kabulü halinde, davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Davalı alacaklı, takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü isabetsiz ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “3” nolu bendinin çıkarılarak, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.