Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11840 E. 2012/14062 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11840
KARAR NO : 2012/14062
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı, davalı banka’nın 25.10.1999 tarihli tarımsal krediler ikraz sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için dava dışı kredi kefili Kazım oğlu, 1959 doğumlu Halil Ofli hakkında icra takibi yaptığını, ödeme emri dava dışı borçluya tebliğ edilemeyince zabıta marifetiyle adres araştırılması yapıldığını, 04.12.2003 tarihli tutanakta ”sözkonusu şahsı bilen, tanıyan olmadığı, ancak Kazım oğlu 1956 doğumlu … isminde şahsın olduğunun..” belirtildiğini, böylece tutanakta kendisi hakkında tespit yapıldığını, kendisine herhangi bir ödeme emrinin gönderilmediğini ancak kendisine ait zorunlu tasarruf ana para ve nemalarını almak için 24.01.2009 tarihinde davalı bankanın Borçka şubesine gittiğinde, davalı bankaca kendisine ait zorunlu tasarruf ana para ve nemaların toplamı olan 1.414,39 TL’nin davalı bankanın icra takibindeki alacağına mahsup edilmesi üzerine hakkındaki takipten haberdar olduğunu, borca konu tarımsal krediler ikraz sözleşmesinde imzası bulunmadığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 1.414,39 TL’nin istirdatına ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 01.12.2010 tarih ve 2010/7041/10314 sayılı raporunda, 25.10.1999 tarihli tarımsal krediler ikraz sözleşmesindeki imzanın davacı … eli ürünü olmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Her ne kadar 4603 sayılı…Bankası, … Bankası A.Ş ve … Bankası A.Ş hakkında Kanun’un 4684 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen bankalar yönünden harç muafiyeti getirilmiş ise de bu muafiyet adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla yeniden yapılandırma süreci içinde açılmış veya açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, bu bankalar aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. T.C. Ziraat Bankası’nın davalı olduğu davalarda harçtan muaf olmadığı gözetilmeden harç alınmasına yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.