Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11889 E. 2012/16704 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11889
KARAR NO : 2012/16704
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

Davacı … vek.Av…. ile davalı … aralarındaki menfi tespit davası hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 23.12.2011 gün ve 496-171 sayılı hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 26.03.2010 tarihli ilk hüküm, Dairemizin 21.02.2011 tarih ve 2010/8080 E.- 2011/2201 K. sayılı ilamı ile davalı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “…dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır, davalı-alacaklının mahkemede yapılan isticvabında takibe konu bononun devredeceği hisseye yönelik alındığını, ancak hissesini devredemediğini açıkça beyan etmiştir. Davalı tarafça buna gerekçe olarak gösterilen sebepler kanıtlanamamıştır. Bu durumda davalı alacaklının İİK.nun 72/5.maddesi anlamında takibe geçmekte haksız ve kötü niyetli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenden dolayı hükmün davacı lehine bozulmasına…” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacının takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının hisseyi devretmediği için karşılıksız kalan senede istinaden icra takibi yapmış olması haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 40′ ı olan 9.480-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından adli yardım talebini de içeren dilekçesiyle temyiz edilmiştir.
1- Adli Yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nun 334-340 maddelerinde düzenlenmiş olup, adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir.
Davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ekinde ibraz edilen belgelerin talebini destekler nitelikte olmaması ve talebinin kabule elverişli olmaması nedeniyle adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Hükmü temyiz eden davalının temyiz harcı ve temyiz başvuru harcını yatırması için HUMK 434/3. madde uyarınca işlem yapıldıktan sonra sonucuna göre gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yanın adli yardım talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.