Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11951 E. 2012/16706 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11951
KARAR NO : 2012/16706
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.03.2010 tarihli ilk hüküm Dairemizin 26/01/2011 tarih, 2010/6685-2011/694 E.-K sayılı ilamı ile davalı yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Dava ve takip tarihinde yürürlükte bulunan 5661 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Kullandırılan Toplu Köy Ikrazatı/Grup Kredilerinden Doğan Kefaletin Sona Erdirilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde tarımsal kredi sözleşmelerindeki müşterek borçlu-müteselsil kefilliğin sona erme hali düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre; “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketinden 20/8/2002, Tarım Kredi Kooperatiflerinden 30/1/2004 tarihinden önce birden çok üreticinin/kooperatif ortağının birbirlerine karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olarak toplu köy ikrazatı/grup kredisi şeklinde kullandıkları tarımsal kredilerden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarında kayıtlı borcu bulunanların (borcu yeniden yapılandırılmış olanlar dahil) bu sözleşmelerden doğan kendi borçlarını, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatifleri mevzuatında yer alan ödeme esaslarına göre; faiz, masraf, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer her türlü fer’ileri ile birlikte 31/12/2007 tarihine kadar tamamen ödemeleri ya da bu tarihe kadar yeniden yapılandırmaları ve yeniden yapılandırılan borçların yapılandırma koşullarında tamamen ödenmesi şartıyla, aynı sözleşmedeki diğer tarımsal kredi borçlularına olan kefalet sorumluluğu ödeme tarihi itibariyle son bulur. Kendilerine ait tarımsal kredi borçlarını bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce faiz, masraf, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer her türlü fer’ileri ile birlikte tamamen ödeyenlerin tarımsal kredilerden kaynaklanan ve aynı sözleşmedeki diğer borçlulara olan kefaletten sorumluluğu ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Bu Kanun kapsamındaki sözleşmeleri kredi kullanmadığı halde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olanların kefalet sorumluluğu bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer.“ Bu nedenle davalının 5661 sayılı Kanundan faydalanıp faydalanmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında tarım kredi sözleşmesi yapıldığı, davalının borcunu ödemediği ve 5661 S. Kanun’ dan faydalanmadığının anlaşıldığı, borcun likit olduğu ve davalının kötü niyetle borca itiraz ettiği belirtilerek, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 3.330,37-TL bakımından itirazın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın %40′ ı oranındaki 1.332,148-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı 5661. s. Yasa hükümlerine göre üzerine düşen hususları yerine getirdiğini savunmaktadır. Bu durumda mahkemece konsunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde bozma kararımız doğrultusunda araştırma ve inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.