Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12033 E. 2012/14063 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12033
KARAR NO : 2012/14063
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; davalı bankanın İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2007/421 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı 04.07.2006 tanzim tarihli, 08.11.2006 vade tarihli ve 7.500,00 TL bedelli bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, belirterek, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili banka ile dava dışı Köksal İş Makineleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve dava dışı kredi borçlusunun dava konusu bonoyu kredi borcuna mahsup edilmek üzere verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine sözkonusu bono hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını, ödeme emrinin 14.05.2008 tarihinde mahalle muhtarlığına tebliğ edildiğini ve yasal süre içerisinde itiraz olmadığı için kesinleştiğini, bu nedenle davacının takipten taşınmazın satışı ile haberdar olduğu iddiasının yerinde olmadığını, bankanın iyiniyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; bilirkişi raporunda inceleme konusu senetteki davacı …’ya izafe edilen iki adet borçlu imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı eli mahsulü olmadığının belirtildiği, denetlebilir ve hukuki dayanaklara uygun rapor uyarınca senetteki imzanın davacıya ait olmaması gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalının takip konusu senedi ciro yoluyla aldığı, bu nedenle takip yapmakta kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.