Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12051 E. 2012/19167 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12051
KARAR NO : 2012/19167
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline hizmet vermediği halde 10.02.2010 tarihli 13.190 TL. bedelli “makine aylık çalışması” yazılı faturaya dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının taşeron olarak çalıştığı Bozüyük-Mekece Yolu İyileştirme Projesinde davacıya … makinesi ile hizmet verdiğini, faturayı teslim alan davacının bedelini ödememesi üzerine icra takibi yapılıp kesinleştiğini, 23.10.2009 tarihinde davacının şantiye şefi olan…ile davaya konu faturanın içeriğindeki çalışmanın yapıldığı konusunda hesap mutabakatına varıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının taraflar arasındaki akdin kurulduğunu, gösteren yazılı bir belgeye dayanmadığı, davacı şirket çalışanı olsa da temsilci olmayan ve herhangi bir zamanda ve şekilde imzası benimsenmeyen kişiye ait imzanın davacı aleyhine sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, davalının davacıya yemin teklifinde bulunmayacağını belirttiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konu alacaktan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine 10.02.2010 tarihli faturaya dayanarak takip yapılmış, takibe itiraz edilmediğinden kesinleşmiştir. Davacı (takip borçlusu) takibe konu faturadan dolayı borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Bu durumda ispat yükü davalı alacaklı da olup fatura konusu hizmeti davacıya verdiğini, usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Davalı delil olarak faturaya ve davacı şirket çalışanı …’nin imzaladığı belgeye dayanmıştır. Davacı, …’nin çalışanı olduğunu kabul etmiş ancak şirketi temsil yetkisi bulunmadığını bildirmiştir. Belgede ismi ve imzası yer alan…talimatla dinlenmiş, fatura konusu hizmetin davacı tarafından alındığını ifade etmiştir. Davalı takip konusu faturanın davacıya tebliğ edildiğini bildirmiş, davacı bu faturanın davalıya iade edildiğini savunmuştur. Davalı tarafından sunulan faturalar tebliği ile ilgili belgeye göre fatura davacı şirkete 04.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı, bu faturanın kabul edilmeyerek kargo fişi ile davalıya 23.02.2010 tarihinde iade edildiğini 03.11.2010 tarihli dilekçesinde belirtmiştir. Mahkemece, fatura tebliğ tarihi ile davacının bu konuda faturayı iade ettiğine dair beyanındaki tarih üzerinde durulup gerektiğinde araştırma yapılarak elde edilen bilgilerin diğer deliller ile birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.